7 Haziran 2017 Çarşamba

Şikeste

...
Köyleri, kasabaları, şehirleri arkalarında bıraktı otobüs. Bozuk yollarda hem koltuklar hem de bagaj koyma yerlerinin gıcırtısıyla durmadan yol aldı.
Sabaha karşı yüzüne vuran güneşle uyandı. Adam hangi ara susmuştu, ne zaman uykuya dalmıştı hatırlamıyordu. Yeniden yakalanmamak için başını o yana çevirmedi. Coğrafya değişmişti, toprağın rengi, ağacın rengi farklıydı artık. Hafifçe doğrulup esnedi. Uykusuzluktan gözleri içine batıyordu. Avuç içleriyle iyice ovaladı, pencereye dayadı yüzünü. Serinlik iyi gelmişti.
...

Şikeste- Türker Ayyıldız

"Vapurlara Küsmek" okuduğum ilk kitabıydı Türker Ayyıldız' ın. Öyküler yargılamıyor, yadırgamıyor; bize ait olanı usulca, incelikle, sadelikle dile getiriyor. İncinmiş, kırılmış yanlarımızı samimiyetle onarmaya çalışıyor. İlk kitaptaki kahramanlar ikinci kitapta da karşımıza çıkıyor. Yaşam bir döngü halinde bizi acı tatlı sarmalıyor.

18 Mayıs 2017 Perşembe

Yükşehir

...
Çakma kıyafetlerin, kitapların, ev eşyalarının, cep telefonlarının cennetinde, insanların tavuk, pilav, nohut ve turşu karşısında eşitlenmesi hiç de kötü gelmiyor. Dolmaya çalışan dolmuş, ayyaş ayakçı, bazen mahallede de gördüğüm Karabaş, gömleğinin eprimiş kollarını bir türlü kıvırmayı beceremeyen ben ve üçtekerim her zamanki yerimizi almıştık. O kaldırımdaki yeri kapmak için hırlısı hırsızı, haraççısıyla az uğraşmadım. Neyse ki ikna kabiliyetim devreye girmişti. Dostlarım Ali ile Uğur'u, bir de annemi saymazsam, kendimi yanlış insanlara sevdirebilme konusunda fena sayılmam.
...

Yükşehir- Özgür Çakır

Ruh halimi bütünleyen kitapları okumayı seviyorum. Bu aralar fazla okuyamasam da iyi ki okumuşum bu kitabı da diyorum. Yükşehir' de bana iyi gelen kitaplardan. Zamanın, şehrin karmaşasını; bu karmaşadaki inancı ve umudu samimiyetle dile getiriyor.

https://www.youtube.com/watch?v=IUAF3abGY2M

9 Nisan 2017 Pazar

Muhtelif Evhamlar Kitabı

...
Bu kainatın merkezinde kırk yaşlarında bir adam ve annesi vardı. İkisi de zamanın havada asılı kaldığı küçük bir evde, sararmış dantellerin, çıtırdayan mobilyaların, boyası soyulmuş bibloların, yaprakları sararmış kitapların, ortasından çatlamış mermer sehpaların, bir ayağı kısa sandalyelerin, gıcırdayan kapıların, naftalin kokan halıların, kapı arkasında bekleyen pazar arabalarının, boyası kavlamış ahşap doğramaların ve yeşil köpükler çıkartarak çürüyen anıların ortasında ağır ağır ölmekle meşguldü.
...

Muhtelif Evhamlar Kitabı- Ömür İklim Demir

Bir iki cümle yazmak istiyor sonra vazgeçiyorum. Ben de bıraktığı sızıyı nasıl anlatabilirim ki?

22 Şubat 2017 Çarşamba

En Eski Yüz

...
"Kırları geçelim bu kırları," dedik. Sonra dağları dolanan yolları. Çiçek yürümesi zor, başlarsa da durmaz. Ardımıza bak. Peşimizden yetişemediler ama başka kentlerde önümüze çıkacaklar. Bacaklarımızın arasında gizlediğimiz namuslarını merakla. Gözlerini elden ele verip üzerimize dikecekler. Göğsümüze, kalçamıza, bacaklarımıza. Bir namustur ki üstümüzden toplayıp atamıyoruz.
...

En Eski Yüz- Pelin Buzluk

Hayatın çıkmazlarında kendini dolaylı yollardan var eden dokunaklı öyküler.

31 Ocak 2017 Salı

Vapurlara Küsmek

...
Sara hastasıymş Akif, Almanya'da okulu o yüzden bırakmış. Kekeçlikten sonra sarasından dalga geçmesinler diye sır gibi saklamış herkesten. Gücü yetmemiş babasının, tutamamış orada. İlacı varmış, doktoru varmış, olmamış...
Mahallenin tüm çocukları cenazesine gelmişlerdi.
"Çok severdik," dediler, haklarını helal ettiler. Lapa lapa kar yağıyordu tabutun üstüne. Bir sığırcık havalanıp kiraz ağacının çıplak dallarına kondu. İmam, namazın nasıl kılınacağını anlatırken oradan ayrılıp yürümeye başladı Hikmet.
...

Vapurlara Küsmek- Türker Ayyıldız

Hayatın tam içinden, yanımızdan köşemizden içimizden geçen; baktığımız, bakarken görmediğimiz derin acılar dile geliyor "Vapurlara Küsmek" de. Acıyan yanlarımız bir kök buluyor ona sarılıyor, yeşerdikçe yeşeriyor. Türker Ayyıldız'ın kalemi gönlü hep öykü dolu olsun. Unuttuğumuz, unutabildiğimiz tüm ayrıntıları, değerleri bize hep yazsın, hatırlatsın.

30 Aralık 2016 Cuma

Kör Pencerede Uyuyan

...
Bazı hisler çoktu. İnsanı noksan kılıyor, yerine mıhlıyordu. Bazı anılar üzüyordu. Bazı geceler bazıları için fazla karanlıktı. Mevsimler fazlaydı. Sıcak ve gevşek öğlenler, palamutlu kasımlar, sabahı durmadan iteleyen kış geceleri, yağmurlu geceler, ıslak geceler, fırtınalı geceler, portakallı geceler, duvarlar, Meryemana'ya bir öğrencisinin verdiği ve çaydanlıkta kaynayan akşamın kaçak çayı, köşedeki tozlar, bazı ağır birikintiler, hepsi, yaşamaya devam edebilmek için çoktu. Ortalığa bir kütle gibi yığılıyordu.
Adına gerçek denmiş bu sayfalar, çevrildikçe bitmiyordu.
...
Kör Pencerede Uyuyan- B.Nihan Eren

2016'nın bitiminden bir önceki günde bloguma yazmak benim için önemli. Penceremden kar yağışını izleyerek yazıyorum. Beklenen kar başladı.Sakin ve huzurlu yağıyor.2016' yı penceremden kar yağışını izleyerek Kör Pencerede Uyuyan'ı bitirmiş ve onunla ilgili yazarak sonlandırmak benim için hüzünlü ve de keyifli. Leylak Dalı'na sevgi ve selam olsun. Hiç tanışmasak da iyi ki var.
Ne çok yorgunuz ne çok kimsesiz.
Sevdiklerimiz iyi ki varlar. Bu yorgun ve yalnız evrende onlar da olmasa daha bir zor olurdu dünya.
Kaybettiklerimiz kazandıklarımız.
İyi ki tanışmışım Nihan Eren'le. İyi ki okumuşum Kör Pencerede Uyuyan'ı. Çok sık okuyamasam da okuduğum kitapları buraya not düşmek benim için bir hatırayı sahiplenmek gibi. Benden kalan bana kalan.

25 Kasım 2016 Cuma

Yıldız Cinayetleri

...
Mutlu mutlu evimi ve yeni hayatımı kutlarken, gayet kaba bir şekilde uyandırılmış, saatlerce dayak yemiş, Aynur'un paramparça vücuduyla karşılaşmış, cinayetle suçlanmıştım. Şimdi arkamdan en az yirmi polis koşup silah sıkıyorlardı. Koştum, arkamda silah ve ayak sesleri kalmayana kadar koştum. Nereye gittiğimi bilmeden öylece koştum. Koştukça sanki uçacakmış gibi oluyordum. Özgür olduğumu, mutlu olduğumu hissettim.
...

Yıldız Cinayetleri- Armağan Tunaboylu

Kahramanımız Metin Çakır'ın komik, heyecanlı, sürükleyici maceralarını okumak pek keyfimin olmadığı bu günlerde bana iyi geldi.